OPET İSTANBUL RALLİSİ
Her zamanki gibi amatör bir ruhla ve imkansızlıklar içinde hazırlandığımız Opet İstanbul Rallisi 11 Temmuz günü Ataköy Olimpiyat Evi önünden start aldı. Fakat start öncesi her zamanki gibi olmazsa olmaz aksiliklerden biri daha meydana geldi ve son kontrolleri yaparken interkomun çalışmadığını farkettik hemen pilotum gerekli müdaheleyi yapıp interkomu çalışır hale getirdikten sonra 37 numara ile 28. araba olarak start aldık. Hemen start sonrası yol kitabındaki bir hatadan dolayı TEM de 600 m geri geri gitmek zorunda kalıp büyük bir heyecan ve korku yaşadık ve ilk etap olan Ormanı Koru'ya doğru yola çıktık. Yarış Belgrad Ormanında üç etabın ( Ormanı Koru - Ayvat Bendi - Opet ) dört kere geçilmesinden sonra Ataköy Olimpiyat Evi'nde sona erecekti. Yarışlara altı ay ara vermemiz, yarış öncesi antreman yapamamamız ve bunun daha ekip olarak beraber ikinci yarışımız olması nedeniyle ilk üç etap yavaş gitmeyi daha sonra tempoyu arttırmayı düşünüyorduk.İlk etap gayet kontrollu bir tempoda giderken etap ortalarında camımızın tamamen çamur olması hem benim hem de pilotumun görüşünü hemen hemen sıfıra indirdi ve bu etabı 34 araba içinde 26. bitirdik. Daha ilk etapta üç arabanın kalması ve zaten bitik olan lastiklerimizin pek te yol tutmaması yarışın hem bizim hem de diğer yarışmacılar için zorlu geçeceğinin göstergesiydi. Etap sonunda bizi bekleyen süper servis Aras ve Suat'ın yardımıyla camımızı temizledik ve fakat kaputu açtığımızda geçen yarış başımıza gelen şanssızlığın?? tekrarlandığnı yani yağ çubuğumuzun yerinden cıkıp bütün motorun yağ tabakasıyla kaplandığını gördük. Ellerim yanarak lastik ve kablo bağları yardımıyla çubuğu yerine sabitladikten sonra ikinci etap startına doğru yola çıktık. Nispeten sorunsuz geçen ikinci etabı 20. olarak tamamladık.Yarış ilerledikçe hem güvenimiz yerine geliyor hemde pilotumun uygun her virajı el freni yardımıyla dönmesiyle araba içinde müthiş keyifli anlar yaşıyorduk. 2. etap ile 3. etap arasındaki normal etapta sol ön tekerleğimizden sesler gelmesi bizi bir an korkutsada bizi yarışın en uzun etabı olan Opet ( 11.36 km ) öncesi bekleyen diğer servis elemanlarının ( pilotumun annesi ve babası , Sibel , Bahadır ) bijonları sıkmasıyla sorunun aks problemi değilde basit bir bijon gevşemesi olduğunu anlayarak rahat bir nefes aldık. Gayet keyifli bir geçişten sonra 17. olarak bitirdiğimiz etapla ilk turu tamamlamış olduk ve artık yavaş yavaş hızlanmanın vaktinin geldiğine karar verdik. Ormanı Koru etabının 2. geçişinde zamanımızı 37 saniye Ayvat Bendi etabının ikinci geçişinde ise zamanı 10 saniye aşağı çekerek çok iyi bir tempo tutturmuştuk. Mahalli şampiyonanın son etabı olan 6. Etap ( Opet ) öncesi arabanın artık tamamen bitmiş olan öndeki lastiklerini arkaya arkadakileri de öne takarak biraz daha iyi bir yol tutuş hedefliyorduk. Tüm bu beklentiler içinde start aldığımız etabın ortalarında yol notlarımızda olmayan ve ilk geçişimizde bile görmediğimiz bir kanala sağ ön lastiğimizin takılıp arabanın ters dönmesi bizim için gerçekten kötü bir sürprizdi. O ana kadar en ufak bir tehlikeli durumda bile beni uyaran pilotumun takla esnasında hiç birşey söylememeside yaptığımız kazanın ne kadar beklenmedik ve ilginç olduğunun bir göstergesiydi.Başaşağı kaldığımız arabanın içinde önce pilotumun uyarısıyla bir müddet aradıktan sonra bulduğum şalteri kapattım daha sonra kemerleri çözüp sol kapının açılmaması nedeniyle her ikimizde benim tarafımdaki kapıdan arabayı terkettik. Yolun tam ortasında kalan arabamızı düzeltme gayretlerimizde pek bir sonuç vermeyince arkadan gelen ekipleri beklemeye başladık . Bu arada benim arkadan gelen ekipleri uyarmak amacıyla geriye doğru değilde etabın sonuna doğru gitmem günün akıllarda kalan komik olaylarından biriydi. İki arkamızdan gelen Alper Demircan ve Sanver İmrahor ekibinin durup arabamızı düzeltmemize yardım etmesinden sonra birazda zorlanarak motoru çalıştırdık ve yerde dökülen ne var ne yoksa toplayıp arabaya binmem sonrasında etabı büyük bir azimle patlak lastik üzerinde tamamladık. Fakat etap sonuna geldiğimizde hakemlerin birbiriyle kavga ettiğini görmek bizi şaşırtan ayrı bir durumdu. Etap sonunda hemen patlak lastiğimizi değiştirdik ve diskalifiye olmamak için süratli bir şekilde toplama noktasına doğru yola koyulduk. Normal etap içinde hızlandıkça zaten kırık olan ön cam tamamen kendini bırakarak içeri girince ön camı bir tekme ile dışarı attım ve normal etaba ön camsız devam ettik, bu arada yolun tıkanması ve arkadaşlarımızın yolu açmak için gösterdikleri çabalar görülmeye değerdi. Normal etabı büyük bir azimle tamamlayıp diskalifiye olmaktan 23 saniye ile kurtularak yarışın mahalli bölümünü de tamamlamış olduk ve ön camsız yarışa devam edeneyeceğimize karar verip yarışı o noktada bitirdik. Tüm bu şanssızlıklara rağmen mahalli şampiyonada genel klasman onuncusu, grup n. dördüncüsü ve sınıf 3 üçüncüsü olduk. Her şeye rağmen benim açımdan çok zevkli bir yarıştı.
Yamac Pazarlıoğlu