Motor Sporlarına Başlangıç


Çocukluk ve gençlik hayallerimizi süsleyen otomobilin içerisinde alabildiğine hızlı, can güvenliğinden ödün vermeksizin ve hatta arabanın boyasının çizilmesinden !! korkmadan araba sürebilmek. Her biri cesaret ve ustalığını kanıtlamış diğer ralli pilotları ile aynı parkurda yer alabilmek ve rekabete dahil olmak..

Yukarıdaki satırların gözlerini otomobil sporlarına çevirmiş olan pek çok genç kardeşimin ortak rüyalarını oluşturduğunu düşünüyorum..

Eğer 18 yaşınızı bitirip ehliyetinizi de aldıysanız teorik olarak yarışmanıza bir engel yoktur. Ancak uygulamada iş biraz sarpa sarıyor. Öncelikle yarışabilir bir araba sahibi olmanız gerekiyor. Başlangıç için kullanılabilecek, daha önce yarışmış, oldukça mütevazi, çok güçlü olmayan ama sağlam bir arabayı 5-20 bin dolar arası bir para ödeyerek satın alabilirsiniz. Eğer standart bir araba alıp kendim hazırlayacağım derseniz bu parayı yaklaşık olarak ikiye katlamanız gerekir. Bundan sonra maliyeti gittikçe biçimsiz rakamlara doğru tırmanan yarışmacı lisansını çıkartmanız gerekecektir. Birisi Gençlik ve Spor Bakanlığından diğeri ise Türk Otomobil Sporları Federasyonundan olmak üzere iki adet lisansınızı da çıkardıktan sonra kask, tulum, eldiven gibi aksesuarları yaklaşık bin dolar gibi bir para ayırarak temin etmeniz gerekmektedir. Bu noktaya kadar gerek pilot gerekse kopilot olmayı seçen bütün arkadaşlar aynı işlemleri yapmak durumundadırlar.(kopilot lar araba ve eldiven satın almak zorunda değil J). Eğer kısıtlı bir miktar paranız varsa tecrübeli yarışçılar malzeme temininde bir miktar yardımcı olabilirler. Çok paranız varsa zaten ne isterseniz o nu yapın.. Ancak henüz bu iş için para ayıramıyorsanız bu spora başlamanın yolu birilerinden araba ve imkan istemek değildir. Öncelikle yarışları izleyip mümkün olduğu kadar geniş bir çevre ve bilgi edinmeye çalışmalısınız. Mümkünse yarış arabalarının hazırlandığı atölyelere gidin ve servislere yardımcı olmayı teklif edin. Bence bu daha ciddi bir başlangıç teşkil edecektir. Unutmayın ralli kişisel bir spor değil, bir takım sporudur. Bu çerçevede bırakın mekanik aksam ve motoru iyi silinmemiş bir ön cam bile orman içerisinde giderken aniden üzerine güneş ışığı düşmesi nedeniyle pilotun önünü görmesini engelleyip kazaya sebep olabilir.

Söylediğim şekilde bu işe başlayıp şu anda yarışan Yamaç Pazarlıoğlu (kopilotum), İlhan Mutluay ve Aras Dinçer isimli arkadaşlarım benim yakın çevremdeki başarılı örnekler.

 Neyse diyelim iki kafadar bir araba edindiniz ve içinizden soğuk kanlı olan kopilotluk yapacak, hızlı! olan arabayı sürecek. (6 sene önce Taşdemir ve benim yaptığımız gibi). Emin olun sorunlar bitmeyecektir. Bir işin kurulum maliyetini karşılamış olmak ne yazık ki işletme maliyeti sorununu doğuruyor. Yani antrenmanlar, yağ, yakıt, yedek parçalar, lastikler, sürekli artan kayıt ücretleri, takla sonrası düzeltme giderleri daima başınızı ağrıtacaktır. Tabii bütün bunlar kısıtlı bütçelerle bu sporu yapmak isteyenler için söz konusu.. Çok paranız varsa boşverin.. Ancak bir yandan bu sorunları göğüsleyip diğer yandan da rakiplerinizi geride bırakmak daha da bir keyifli oluyor doğrusu.. Bu nedenle gözünüz korkmasın sadece sizi neyin beklediğini bilin.

 Genellikle ilk yarışlarında genç ve hızlı ekipleri bir yerlerde bekleyen bir ağaç olduğu unutulmamalıdır J. (En azından bizim için bir tane vardı..)

Not: Son olarak, her arabanın yarışamayacağını, yarışabilecek arabaların sadece uluslararası otomobil federasyonu (FIA) tarafından tanınmış (Homologe edilmiş) arabalardan birisi olabileceğini ve bu arabanın da bütün güvenlik önlemleri alınmış halde yarışa kabul edilebileceğini belirmek isterim. Buna ek olarak tulum, emniyet kemeri ve kaskların da aynı şekilde kurallara uygun belli üreticiler tarafından imal edilmiş olması gerekmektedir.  Ayrıntılı bilgi için; www.fia.com adresine göz atabilirsiniz.

Azmi Demirel, Kasım2000

Geri